30 Temmuz 2011 Cumartesi
17 Haziran 2011 Cuma
bitti sanırım gözyaşlarım
önceden aklımdan hiç çıkmazdın serap. ama artık aklıma gelmediğin günler oluyor. ne mutlu oluyorum bilsen seni düşünmediğim zamanlarda. kalkıp oynayasım geliyor.
31 Ocak 2011 Pazartesi
hala dökecek gözyaşım var
bir eylüldü tanıştığımızda. aslında kandırmıştım onu photoshop öğret bana diye. buluşmak için uydurmuştum. buluşmak ve tanışmak için. gel görki aşık oldum. ilişkimizin ilk yılı çok güzel geçmişti. özüm derdi bana. özüm. özüydüm, sonra anlamadığım şeyler olmaya başladı, üzüldüm. 27 aralık akşamı ayrıldık. 1,5 yıl oldu ayrılalı. hala dökecek gözyaşım var biliyormusun.
sen gittiğinden beri, içten gülemedim hala. en son seninle içten kahkahalarla güldüğümü hatırlıyorum. içten gülmeyide, gözyaşı dökmeyide sen öğrettin bana. bu güne kadar beni ağlarken sadece 3 kişi gördü. 3 sadece 3 kişi. birisi sensin. senden başka kimse benim gözyaşlarımı görmedi göremeyecek. belki liseli gibi gelebilir ama buda sana yazdığım bi şiir. akrostij gibi ama değil...
Sevmiştim seni uzun zaman önce
Varlığınla cenneti yaşatmıştın
Olmasaydı gidişin be sevgili
Şimdi yoksun işte yanımda
Sevmiştim seni uzun zaman önce
Elbette yaşıyorum hala sensiz
Gel de bana sor nasılmış
En zoru kalmakmış arkada
Oysa hayat sensiz çekilmiyor
Elbette yaşıyorum hala sensiz
Rapor aldım bakırköy’den
Aşk hastalıkları hastanesi
Şizofrenik sevdalar katından
Onunla çıkacağım karşına
Rapor aldım bakırköy’den
Asla düşünmedim hayatı sensiz
Yaşıyor olsamda benliksiz
Geceler boyu uyumadığım zamanlar
Seni hayal etmekle geçerdi
Asla düşünmedim hayatı sensiz
Puşt olan sevdalara uyandırdın
Gidişinle annesiz bir piç doğurdum
Sütünün hakkını almaya gelecek bilesin
Gündüzümü geceye çevirdin
Puşt olan sevdalara uyandırdın
Öyle değil mi Serap söylesene
Sende sevmemişmiydin beni
Yanmamışmıydın aşkın narına
Hani diyordun seni seviyorum
Öyle değil mi Serap söylesene
Züleyha gibiydin Yusufa aşık
Yaşamadığın yarınındım senin
Özlediğin beklediğin her şeyin
Gözlerin görmezdi başkasını
Züleyha gibiydin Yusufa aşık
Tükendi kalmadı mecalim
Kaldım desteksiz yollarda
Ömrüm geçti sahte sevdalarda
Koşacakken umut dolu yarınlara
Tükendi kalmadı mecalim
Ürkek ceylan gibiydin hayatımda
Sen kaçar ben kovalardım
Geceler boyu koşardım peşinden
Yakalamak ne mümkün
Ürkek bir ceylan gibiydin hayatımda
Rahat yüzü görmedim sen yokken
Geç gelen uykularla savaştım hep
Yatak düşman oldu bana
Başımı koymadım rahat bir yastığa
Rahat yüzü görmedim sen yokken
Kolaymı öyle hemen vazgeçmek
Bakışlarında ki cennetten
Yokluğunda cehennemde yandım
Her özüm dediğinde sarhoş olurdum
Kolaymı öyle hemen vazgeçmek
Üflesen ruhumdaki sura
Kıyametim olurdun yanardım
Yokluğunun cehenneminde
Dünyamın mahşerine uyanırdım
Üflesen ruhumdaki sura
Makus talihimdi seni kaybetmek
Alnıma yazılmış bu kara yazı
Sensizlik yakıyor canımı
Kuşanmışken felek kılıcını
Makus talihimdi seni kaybetmek
30 Ocak 2011 Pazar
hayatı idareli kullanmak lazım
Hatrılarmısınız eskiden idare lambaları vardı. içindeki bitmeye yakın yada hava loş olduğu zamanlarda fitili içeri çekilerek kısılırdı. hayatta aynen öyle gibi geliyor bana. yaşama umudunuz azalmaya başladığı zaman yada iyi olmak üzereyken biraz geri çekilmek lazım. ki daha iyi görebilesin. bu aynı satranç oynayan iki kişiyi dışardan izlemek gibi. insan rakibinin oyununu göremez ama dışardan bakan kişi oyunu daha iyi görür. bu yüzden insan kendi hayatına 3.ncü bir şahıs gibi bakabiliyorsa hep başarılı olmuştur. geriye çekilerek, dışardan bakarak, ve lambanın alevinin kısılması gibi enerjisini idareli kullanarak.
şu sıralar bende öyleyim. çektim sağa bekliyorum. hayat yanımdan akıyor gibi. ama aslında öyle değil. önümden geçen hayatın ilerdeki hamlelerini merak ediyorum. ve ne yapacak onu bekliyorum. yaşam enerjimi daha az tüketerek ilerideki yaşayacağım zorluklar için enerji depoluyorum.
şu sıralar bende öyleyim. çektim sağa bekliyorum. hayat yanımdan akıyor gibi. ama aslında öyle değil. önümden geçen hayatın ilerdeki hamlelerini merak ediyorum. ve ne yapacak onu bekliyorum. yaşam enerjimi daha az tüketerek ilerideki yaşayacağım zorluklar için enerji depoluyorum.
20 Ocak 2011 Perşembe
jack nicholson utanıyormuş
geçenlerde bi haber okudum. 73 yaşına girmiş olan adaşım jack nicholson bugüne kadar 2000 civarında kadınla yattığını ama artık 73 yaşına geldiği için 25 yaşındaki kızlara asılmaya utandığını söylemiş. adaşım ne diye utanıyorsun. sen gel buraya iddia ederim ki bi ölene kadar seni 2000 kızla daha yatarsın.
lan adama boşanda semerini ye derler. biz burda bitanesini götürecez diye kıçımızda boza pişiyo adam nelerle uğraşıyo.utanıyormuş. sen onu benim külahıma anlat.
lan adama boşanda semerini ye derler. biz burda bitanesini götürecez diye kıçımızda boza pişiyo adam nelerle uğraşıyo.utanıyormuş. sen onu benim külahıma anlat.
12 Ocak 2011 Çarşamba
malafat kokteyli
çok merak ettiğim bişi var. dünya ülkelerinin orduları amazonlar gibi kadınlardan oluşsaydı gerillalar molotof kokteyli yerine malafat kokteyli mi atarlardı? veya süngüyle öldürmek yerine vibratörle zevkten mi öldürülürdü esirler?
11 Ocak 2011 Salı
the beast
The Beast bir savaş filmi. 1991 yılında Afganistanda Rusya işgali sırasında geçiyor. takımını kaybeden bir tankın, komutanı ve askerleri arasında geçen bir trajedi diyebiliriz. film o kadar çarpıcı ilerliyor ki.
fakat burada insanın Allah inancını zedeleyici anlarda olmuyor değil. tabi bu bakış açısına bağlı. öyle olaylar oluyor ki insan önce herhangi bir sebebe bağlayamıyor. sonrasında ise o olayın bir insan tarafından yapıldığı görülüyor. burada bakış açısı gerçekten önemli.
fakat savaşın ve özellikle rusyanın mezalimi konusunda çok iyi fikirler ediniyorsunuz...
fakat burada insanın Allah inancını zedeleyici anlarda olmuyor değil. tabi bu bakış açısına bağlı. öyle olaylar oluyor ki insan önce herhangi bir sebebe bağlayamıyor. sonrasında ise o olayın bir insan tarafından yapıldığı görülüyor. burada bakış açısı gerçekten önemli.
fakat savaşın ve özellikle rusyanın mezalimi konusunda çok iyi fikirler ediniyorsunuz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
